Terapiye Başlamak İçin Kriz Anı Şart mı? Klinik Psikolog Randevu Zamanlaması Üzerine Bir Derleme

Birçok kişi terapiyi, ancak hayatında kontrolü kaybettiği, büyük bir kayıp yaşadığı veya artık nefes alamayacak kadar daraldığı bir “acil servis” noktası olarak görür. Ancak bir klinik psikolog olarak en sık karşılaştığım sorulardan biri şudur: “Benim sorunum terapiye gidecek kadar büyük mü?” Bu yazıda, terapiye başlamak için neden bir “kriz” anını beklememeniz gerektiğini ve önleyici psikoterapinin hayat kaliteniz üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz.
Klinik Psikolog Randevu İçin “Yeterince Kötü” Olmayı Beklemeyin
Fiziksel sağlığımızda, hafif bir ağrı hissettiğimizde doktora gitmek “akıllıca bir önlem” olarak görülürken; ruh sağlığımızda neden en sona kadar bekliyoruz? Genellikle toplumsal algı, terapiyi sadece “ağır depresyon” veya “panik atak” gibi durumlarla eşleştirir. Oysa terapi, sadece bir iyileşme süreci değil, aynı zamanda bir kendini tanıma ve yaşam kalitesini artırma yolculuğudur.
Terapiye Başlamak İçin 5 Gizli Sinyal
Eğer hayatınızda büyük bir kriz yoksa ama aşağıdaki durumları yaşıyorsanız, bir uzmanla görüşmenin vakti gelmiş olabilir:
Tekrarlayan Döngüler: Kendinizi sürekli benzer tipte ilişkilerin içinde mi buluyorsunuz? Ya da iş yerinde hep aynı çatışmaları mı yaşıyorsunuz? Bu döngüleri fark etmek ve kırmak için terapi en etkili yoldur.
“Her Şey Yolunda Ama Mutlu Değilim” Hissi: Dışarıdan bakıldığında başarılı bir işiniz, iyi bir ilişkiniz olabilir. Ancak içsel bir boşluk veya anlamsızlık hissiyle boğuşuyorsanız, bu durum ruhsal dünyanızın size bir mesajıdır.
Duygusal Tepkilerin Şiddeti: Küçük olaylara normalden çok daha büyük tepkiler veriyor ya da kendinizi sürekli tahammülsüz hissediyorsanız, alt katmanlarda çözülmemiş stres birikmiş olabilir.
Uyku ve İştah Değişimleri: Fizyolojik bir neden olmaksızın uykuya dalmakta zorlanmak veya sürekli yorgun uyanmak, zihninizin dinlenemediğinin işaretidir.
Karar Verme Güçlüğü: En basit günlük kararlar bile sizi felç ediyorsa, zihinsel kapasiteniz duygusal yükler nedeniyle dolmuş olabilir.
Önleyici Terapinin Avantajları: Neden Erken Başlamalı?
Kriz anında terapiye başlamak, bir yangını söndürmeye benzer. Ancak yangın çıkmadan önce binanın tesisatını kontrol etmek (yani önleyici terapi), çok daha kalıcı sonuçlar verir.
Daha Hızlı İlerleme Kaydedilir: Sorunlar kemikleşmeden ve yaşamınızı tamamen ele geçirmeden müdahale edildiğinde, terapi süreci genellikle daha kısa ve verimli geçer.
Dayanıklılık (Resilience) Kazanılır: Hayatın getireceği olası zorluklara (yas, ayrılık, stres) karşı duygusal bir bağışıklık sistemi geliştirirsiniz.
İlişki Sağlığı Korunur: Sorunlar kopma noktasına gelmeden önce terapiye başlamak, evlilik ve arkadaşlık ilişkilerinizi kurtarabilir.
Online Terapi ve Yüz Yüze Terapi Seçenekleri
Günümüzde uzman desteğine ulaşmak her zamankinden daha kolay. İster konfor alanınızdan online terapi alarak, isterseniz ofisimizde yüz yüze görüşerek bu sürece başlayabilirsiniz. Önemli olan, kendinize bu alanı tanımak ve ruh sağlığınızı bir öncelik haline getirmektir.
Sonuç: Kendinize Yatırım Yapın
Terapiye gitmek bir zayıflık göstergesi değil, aksine hayatınızın sorumluluğunu elinize alma cesaretidir. Bir krizin gelip sizi bulmasını beklemek zorunda değilsiniz. Bugün, şu anki halinizle de duyulmaya ve anlaşılmaya değerisiniz.
👉 Kadıköy Klinik Psikolog Randevu ve seans detayları için Buraya Tıklayarak randevu formunu doldurabilir veya WhatsApp üzerinden bana ulaşabilirsiniz.
