Search on this blog

Search on this blog

Yakınlık içinde kaybetme korkusuyla yaşamak

Bir mesajın gecikmesi, planın değişmesi veya partnerinizin sessizleşmesi sizde yoğun bir kaybetme korkusu uyandırıyor olabilir. Sürekli terk edilme korkusu, hem yakınlık ihtiyacını hem de kendini koruma çabasını aynı anda yaşatabilir. Bu korku tek başına bir tanı değildir.

Burada amaç ilişkinizde olanların sorumluluğunu size yüklemek değil; yaşanan olayla ona verdiğiniz anlamı ayırmak, ihtiyaçlarınızı ve gerçek ilişki koşullarını birlikte düşünmektir.

Terk edilme ve kusurluluk şemaları aynı şey mi?

Terk edilme şeması, önemli kişilerin desteğinin veya yakınlığının sürmeyeceği beklentisini anlatır. Kusurluluk/utanç şeması ise kişinin kendisini temelde değersiz ya da yakından tanındığında reddedilecek biri gibi görmesiyle ilişkilidir. Biri ilişkinin devamına, diğeri kişinin kendine verdiği değere odaklanır.

Bu kavramlar Şema Terapi’nin açıklama çerçevesidir; sizi tanımlayan değişmez etiketler değildir. “Kusurluluk” kişinin gerçekten kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Korku mu, ilişkinizdeki gerçek bir sorun mu?

Partnerin geçmişte sözlerini tutmaması, ilişkiyi sık sık bitirmekle tehdit etmesi veya güveni zedelemesi varsa, yaşadığınız kaygı yalnızca bir şemayla açıklanamaz. Güncel davranışlar, karşılıklılık ve sınırlar değerlendirilmelidir.

Benzer biçimde, bir mesajın gecikmesi tek başına terk edilme kanıtı değildir. “Ne oldu?”, “Ben bunu nasıl yorumladım?” ve “Başka hangi açıklamalar mümkün?” sorularını ayırmak, daha açık bir konuşmaya zemin sağlayabilir. İlişkide şiddet veya baskı varsa öncelik güvenliktir; buna katlanmak bir terapi hedefi değildir.

Kendinizi suçlamadan döngüyü fark etmek

Aşağıdaki örnek bir danışan öyküsü değil, düşünmeye yardımcı olmak için oluşturulmuş bir senaryodur:

  • Olay: Beklediğiniz mesaj gelmedi.
  • Yorum: “Artık beni önemsemiyor.”
  • Duygu: Korku, üzüntü veya öfke.
  • Tepki: Üst üste mesaj atmak ya da tamamen uzaklaşmak.
  • İhtiyaç: İletişim beklentisini ve belirsizliği konuşmak.

Bu örneğin size uyması bir şemanız olduğunu kanıtlamaz. Bir sonraki adım, korkuyu bastırmak yerine ihtiyacınızı açıkça ifade etmeyi denemek olabilir: “Plan değiştiğinde haberleşmek benim için önemli; bunu nasıl düzenleyebiliriz?”

Terk edilme korkusuyla baş etmek için nereden başlayabilirsiniz?

Amaç bir daha hiç kaygılanmamak veya ilişkinin süreceğine dair kesinlik elde etmek değildir. Korku geldiğinde ne yaşadığınızı anlamak ve vereceğiniz tepkiyi seçebilmek için şu adımları deneyebilirsiniz:

  1. Olayı yorumdan ayırın. “İki saattir yanıt gelmedi” gözlemdir; “Kesin ayrılmak istiyor” ise bir yorumdur. İkisini ayrı yazın.
  2. Duyguyu ve tepki isteğini adlandırın. Üzüntü mü, korku mu, öfke mi hissediyorsunuz? Üst üste aramak, açıklama istemek ya da konuşmayı kesmek mi istiyorsunuz?
  3. Gerçek ilişki koşullarını hatırlayın. Bu tek bir olay mı, yoksa konuşmanıza rağmen tekrarlanan bir davranış mı? Önceden kararlaştırdığınız bir beklenti var mı? Kendi korkunuzu fark etmek, karşı tarafın davranışlarını görmezden gelmek değildir.
  4. Konuşmanın amacını belirleyin. O an kesin bir sevgi kanıtı mı arıyorsunuz, yoksa iletişimle ilgili somut bir anlaşmaya mı ihtiyacınız var?
  5. Küçük, açık bir talep seçin. “Beni hiç önemsemiyorsun” yerine “Buluşma iptal olduğunda haber alamamak beni zorluyor; değişiklik olduğunda birbirimize haber verebilir miyiz?” demeyi deneyebilirsiniz. Bu cümle yalnızca bir örnektir; her ilişki için aynı biçim uygun olmayabilir.

Bu adımlar ilişkinin devam etmesini garanti etmez. İhtiyacınızı ifade ettiğinizde karşı tarafın sizi dinleyip dinlemediğini ve sınırlarınıza nasıl yaklaştığını da değerlendirebilirsiniz.

Güvence istemekle ihtiyacını ifade etmek arasındaki fark

Sevildiğinizi duymak ve zorlandığınızda destek istemek olağandır. Ancak aynı soruyu tekrar tekrar sormak yalnızca kısa süre rahatlatıyor, ardından yeniden sorma ihtiyacı doğuruyorsa bir güvence arama döngüsü oluşabilir. Burada önemli olan tek bir cümleden çok, davranışın tekrarı ve hayatınıza etkisidir.

Örnek: “Beni hâlâ seviyor musun?” sorusuna yanıt aldıktan hemen sonra aynı kesinliği yeniden aramakla, “Bu hafta birlikte zaman geçirmeye ihtiyacım var; bir akşam planlayabilir miyiz?” demek farklı amaçlara hizmet eder. İkincisi konuşulabilir bir ihtiyacı ve somut bir talebi ifade eder.

Tekrarlayan güvence aramayı fark ettiğinizde, acil bir durum yoksa aynı soruyu yeniden sormadan önce kısa bir ara vermeyi ve o sırada duygunuzu adlandırmayı deneyebilirsiniz. Zorlanıyorsanız bunu bir uzmanla küçük adımlar halinde çalışabilirsiniz. Amaç yakınlığı, desteği veya gerekli iletişimi kesmek değildir.

Şema Terapi’de nasıl ele alınabilir?

Görüşmelerde bugünkü örneklerle geçmiş deneyimler arasındaki olası bağlantılar araştırılır; bütün nedenlerin çocuklukta olduğu varsayılmaz. Düşünce ve davranış örüntülerinin yanında duygusal deneyim de çalışılır. İhtiyaca göre imgeleme, sandalye çalışması ve günlük yaşamda yeni tepkiler deneme gibi yöntemler kullanılabilir.

Terapötik ilişki destekleyicidir fakat mesleki sınırları vardır; terapist gerçek bir ebeveynin veya partnerin yerini almaz. Hedefler ve ilerleme birlikte değerlendirilir.

Şema Terapi için klinik araştırma desteği vardır. Örneğin Bamelis ve arkadaşlarının 2014 tarihli çalışmasında, belirli kişilik bozukluğu tanıları bulunan yetişkinlerde olağan tedaviye kıyasla olumlu sonuçlar bildirilmiştir. Bu bulgu, ilişki güçlüğü yaşayan herkeste aynı sonucu veya kesin iyileşmeyi garanti etmez; yöntem seçimi kişisel değerlendirme gerektirir.

Sık sorulan sorular

Hayır. Tek bir korku veya ilişki davranışı üzerinden kişilik bozukluğu tanısı konulamaz. Süre, yaygınlık, yaşam üzerindeki etkiler ve diğer belirtiler birlikte değerlendirilir.

Evet. Kendi duygularınız, ihtiyaçlarınız, sınırlarınız ve seçimleriniz üzerine çalışabilirsiniz. Bu çalışma partnerinizin davranışlarının sorumluluğunu üstlenmeniz anlamına gelmez.

Korku günlük yaşamınızı ve ilişkilerinizi belirgin biçimde zorluyorsa, tekrar eden çatışmalara veya yoğun kaçınmaya eşlik ediyorsa destek düşünebilirsiniz. Başvurmak için kendinize bir şema adı koymanız gerekmez.

Hayır. Yakın bir arkadaşın uzaklaşması veya aile içindeki ilişkinin değişmesiyle de kaybetme korkusu yaşanabilir. Tek bir olay üzerinden şema ya da tanı çıkarılmaz; korkunun hangi ilişkilerde ortaya çıktığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediği değerlendirilir.

Kadıköy’de bireysel görüşme

Klinik Psikolog Gizem Ölmez Akfırat ile yetişkin bireysel görüşmeler Kadıköy–Caddebostan’da randevu ile yüz yüze yürütülür. Uygunluk değerlendirmesinin ardından online görüşme de planlanabilir.

Terk edilme korkusunun ilişkilerinize etkisini görüşmede ele almak isterseniz bireysel terapi sürecini inceleyebilirsiniz. Yazıda geçen kavramlar ve yöntem hakkında ayrıntılar Şema Terapi sayfasında yer alıyor.

Benzer tartışmaların nasıl tekrarlandığını anlamak için ilişki döngüleri; yaşadığınız deneyimi daha çok kopukluk veya doyumsuzluk olarak tarif ediyorsanız boşluk hissi yazısı farklı sorulara odaklanıyor.

Görüşmeye hazırlık için ilk terapi seansı hakkında bilgi alabilir veya randevu talebi oluşturabilirsiniz.

Gizem Ölmez Akfırat

Klinik Psikolog Gizem Ölmez Akfırat, Kadıköy Caddebostan’daki ofisinde çocuk, ergen ve yetişkinlerle yüz yüze; yetişkinlerle ayrıca online psikoterapi görüşmeleri yürütür. Eğitim ve mesleki bilgiler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir