Search on this blog

Search on this blog

İyi hissetmemek için “çok kötü” olmana gerek yok

İyi hissetmemek normal mi?
Birçok insan psikoloğa gitmeyi şu yüzden erteler:

“Ama benimki o kadar da büyük bir şey değil.”

Oysa çoğu psikolojik zorlanma yüksek sesle başlamaz.
Sessizce yerleşir. Alışkanlık gibi. Günlük hayatın içine karışarak.

“Herkes böyle hissediyor” demek bazen sadece katlanma biçimidir-İyi hissetmemek normal mi?

Sabahları kalkıyorsun, işine gidiyorsun, sorumluluklarını yerine getiriyorsun.
Dışarıdan bakıldığında her şey normal.

Ama içeride şunlar olabilir:

  • Sürekli yorgunluk ama nedeni belirsiz

  • Keyif aldığın şeylerden uzaklaşma

  • Tahammül eşiğinin düşmesi

  • Kendinle daha sert konuşmaya başlama

  • “Geçer” deyip aylarca aynı yerde kalma

Bunlar kriz değildir belki.
Ama iyi olma hâli de değildir.

Psikolojik destek sadece “çok zorlananlar” için değildir

Kadıköy’de psikolojik destek sürecini temsil eden, güven ve duygusal dengeyi çağrıştıran sakin ve minimal terapi illüstrasyonu.

Terapi, sadece panik atak yaşayanlar ya da büyük travmalar geçirenler için yapılmaz.
Çoğu zaman şu noktada anlam kazanır:

  • Duygular bastırılarak taşınmaya başladığında

  • İlişkilerde aynı sorunlar tekrar ettiğinde

  • Kendinle temas zayıfladığında

  • Hayat ilerlerken içsel olarak geride kalmış hissettiğinde

Bu nedenle Kadıköy’de psikolog arayan birçok kişi, net bir tanıdan çok bir sıkışmışlık hissiyle başvurur.

“Ama dayanabiliyorum”

Evet, çoğu insan dayanabilir.
Zaten mesele bu.

Dayanmak, iyi olmak değildir.
Alışmak, iyileşmek değildir.

Psikoterapi süreci; dayanma gücünü daha da artırmak için değil,
yükü hafifletmek için vardır.

Terapiye başlamak için eşik aramana gerek yok

  • Dibe vurmak zorunda değilsin

  • “Haklı” bir sebep bulmak zorunda değilsin

  • Kendini başkalarıyla kıyaslamak zorunda değilsin

Eğer şu cümle içinden geçiyorsa:

“Daha iyi hissetmem mümkün mü?”

”İyi hissetmemek normal mi?”

Bu, terapiye başlamak için yeterlidir.

İlk adım neye benzer?

İlk psikolog görüşmesi bir müdahale değildir.
Bir yoklama, bir temas, bir birlikte bakma hâlidir.

Ne yaşadığını anlatırsın.
Neyi taşımakta zorlandığını birlikte anlamaya çalışırız.
Ve bu sürecin sana uygun olup olmadığına birlikte karar verilir.

Bağlanmak zorunda değilsin.
Devam etmek zorunda değilsin.

Ama denemek, çoğu zaman düşündüğünden daha hafif bir adımdır.

Buradan sonra

İyi hissetmemek için çok kötü olman gerekmiyor.
Bazen sadece daha iyi olma ihtimalini ciddiye almak yeterli.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir